Tarih 18 Mart 2008, 20:16. Yazan mehmetsumer.
Karadeniz Bölgesinin ekonomik, sosyal, kültürel, demografik yapısına bakıldığında, kendi özgün içeriğinden esinlenen özellikler göze çarpar.Doğa yapısının zor olduğu, genellikle dağlık ve tarım arazilerinin kıt, küçük parçalar halinde bulunduğunu görürüz. Makineye dayalı tarım değil genellikle el emeğine dayalı bir tarım tekniği uygulanıyor. Tarımda çalışan nüfusun harcadığı zaman ve emeğe göre karşılığını alamadığını görüyoruz. Bölgede tarım ürünü olarak, çay, fındık, mısır, fasulye, zeytin, turuçgil çeşitleri, elma, son yıllarda kivi ürünü de yetiştiriliyor. Bölgenin en önemli yetiştirdiği ürünler olarak çay ve fındık, bölge insanının sarf ettiği emek, sermaye büyüklüğüne baktığımızda kesinlikle tatmin etmekten çok uzakta kalmaktadır. Çay bitkisi öyle bir hal almıştır ki üreten insanlarımızı, bahçelerin bakımı, çayın toplanması satışı, daha sonra ücretin tahsili sürecinde gururlarını rencide edecek aşırı keyfiliklere maruz bırakmaktadır. Doğu Karadeniz insanı çay ürününü hem üretmek, hemde yok pahasına elinden çıkartmak zorunda bırakılıyor. Çay ürünü konusunda mutlaka bir düzenleme ve kontrol mekanizması getirilmelidir. Bölgede, özel sektör yaraya merhem olması gerekirken bilakis istismar etmektedir. Söz konusu ürünün pazarlama süreçleri ya etkin oluşturulamıyor, yâda çay müstahsilinin örgütsüz olmasından dolayı tam bir sömürü düzenini birileri örgütlemiştir. Fındıkta da önemli sıkıntılar çekilmiş, bazı organizasyonlar üreticiyi belli kıstaslara maruz bırakmıştır. Diğer ürünlerde de gelişmiş tarımsal üretim tekniklerinin uygulanabilir olmaktan uzakta bulunmaları dolayısıyla insanlar yerinde barınıp hayatlarını idame ettirmekte güçlükler çekmektedir.
Tarımsal üretim konusunda; bölgenin dağlık, arazi eğiminin fazla olması, arazilerin küçük parçalar halinde oluşu, iklim yapısının değişkenlik arz etmesi geniş ölçekli tarım işletmelerinin kurulmasına engeldir. Hayvancılıkta ise gene arazi ve iklim koşullarından dolayı genellikle büyükbaş hayvan tarımı yapılmaktadır.
Bölgede sanayi gelişmediğinden, insanlarımızın iş ortamlarının kısıtlı olmasından dolayı göç olgusu kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda duruyor. HATTA BÖLGE İNSANIMIZIN BİNLERCE YILLIK KÜLTÜRÜ, İNANÇLARI GURUR DUYULABİLECEK HASLETLERİ BAZI ORGANİZASYONLARIN PROGRAM DÂHİLİNE GİRMİŞTİR. Bölge insanımız müteşebbis olmasına rağmen, kendi bölgesine çeşitli nedenlerden dolayı yatırım yapmamaktadır.
İnsanımızın o her zaman kendini gösteren bağdaştırıcı, bütünleştirici, barıştırıcı özelliği Karadeniz bölgesi ve tüm ülkemizde milli birlik, beraberlik adına olan her olayda öne çıkmaktadır.
Karadeniz bölgemizde, tarihi eserlerin çokluğu, iklim ve bitki örtüsü açısından zengin oluşu, küresel ısınma tehdidini göze aldığımızda gelecekte turizme önemli potansiyel durumuna geleceğini düşünürsek, yatırım ve programlama bu çizgi göz ardı edilmeden düzenlenmesi gerekmektedir. Karadeniz insanı göç etmek zorunda bırakılmaması temennimizdir.
Mehmet SÜMER
Tarih 17 Mart 2008, 21:48. Yazan mehmetsumer.
|
|
|
|
Tarih 13 Mart 2008, 17:08. Yazan mehmetsumer.
VEFA YENİ PROJELERİN TEMELİ OLABİLİR, Mehmet SÜMER Birlik beraberlik uğruna fedakârlık yapılması kaçınılmazdır. Yalnız hizmet veren kişilerin de, sadakatsizlikte bulunmadan hayırla yâd edilmesi insani bir haslet olsa gerek. Fırsatı eline geçirenlerin vefalı olması, dışlayıcı olmaması, işbaşında olmayanlarında destek ve güç birliğinde bulunması gerekir. Trabzon Dernekler Birliğinde çok güzel işler yaptığımız, ses getirecek anılarla dolu bir dönem geçirdiğimiz, hatalar da olsa bu hataları bastıracak kamuoyunun nezdinde gündem oluşturduğumuz bir vakadır. Trabzon lular olarak bizler, hedeflediğimiz misyon yerine gelmiş, sonunda olması gereken sivil toplum kuruluş bazında resmi formasyon tamamlanmış ve Trabzon Dernekler Federasyonu görevini sürdürmektedir. Temennimiz bu çatı altında herkes gereğini yapar, Trabzon umuzun tarihi kimliğine misyonuna, vizyonuna uygun faaliyetlerde bulunulur. Mehmet SÜMER
Tarih 13 Mart 2008, 17:01. Yazan mehmetsumer.
Tarih 07 Mart 2008, 20:31. Yazan mehmetsumer.
Tarımda ürüne verilen destek, doğrudan desteğe göre isabetli olan bir yaklaşımdır. Üretim sürecinde kaliteyi, miktarın artmasını, dış ülkelerde üretilen aynı ürün bazına göre fiyat ve kalite üstünlüğü sağlayabilir. Ürün odaklı sübvansiyon iktisadi gerçeklikleri okuyabilen birçok ülkede dış rekabetin sağlanmasının yolu olarak algılanıyor.
İhraç edilecek kalemleri içeren ürünlere farklı destek politikası, ihracat protföyunu artırmaya yönelik yeni çeşitlere destek olunmalıdır.
Kalkınmasına öncelik verilecek tarım ürünü özellikli bölgeler tespit edilerek, istisnalı destek prensibi geliştirilmelidir. Ürün geliştiren, geliştirilen ürün yetiştirilmesine verimliliği artıracak araçlar geliştirmeye yönelik özel destekler sağlanmalıdır. Hayvansal üretimde de ırk, bölge, tesis ölçek, sayısal ve üretim araçlarının geliştirilmesi açısından sübvansiyon gereklidir.
Tarımda üretimi kaliteyi desteklemeye yönelik sistemler, uzmanlaşmayı, işletmeler ve ülke bazında ölçek ekonomi normlarının oturmasını sağlayarak,, envanter çalışmalarının isabetli bütçeleme verilerinin sağlıklı ,reel yapılmasını beraberinde getirecektir.
Mehmet SÜMER, Ekonomist
Tarih 04 Mart 2008, 21:50. Yazan mehmetsumer.
Trabzon Of doğumludur, Trabzon Ticaret Lisesini bitirdikten sonra, yüksek öğrenimi Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde bitirdi. Aynı fakültenin banka ve sigorta programına katılarak lisans aldı. 1980'de İstanbul'da iş hayatına başladı bir süre Almanya'da sanayi ve ticaret konularında araştırmalarda bulundu. Askerliğini Yedek Subay olarak ifa etti. Evli ve 4 çocuk babasıdır. Ekonomik, sosyal, kültürel konularda geliştirici seminer - konferans programlarına katılarak birçok sertifika aldı. İstanbul'da Hayat ve Elementler Sigorta konusunda uzman yetiştirmeye yönelik seminerler vermiştir.
ü SÜMER - SUMSA N PLASTİK – ENJEKSİYON VE EXTRİZYON GRUBU
ü SUMER YAPI VE İNŞAAT GRUBU
ü SUMER ELEKTİRİK GRUBU
ü SUMER SİGORTA GRUBU(SUMER SİGORTA, EKONORM SİGORTA) ŞİRKETLERİNDEN
ü OLUSAN SUMER GROUP’UN SAHİBİ VE YÖNETİM KURULU BAŞKANIDIR…
ü MAVİ Göl HUZUR TOPLU KONUT PROJESİ KURUCUSU VE YÖNETİM KURULU BAŞKANIDIR…
Sivil Toplum Geçmişi
ü Öğrenim yıllarında öğrenci derneklerinde yer aldı.
ü Of - Bölümlü Çevresi Kültür Yard. Dern. Kurucusu, iki dönem başkanlığı, Of - Hayat Çevresi Dern. Birl. Kurucusu ve başkanlığı,
ü Trabzon Dern. Birl. Yönetim Kurulu Üyeliği, Başkan yardımcılığı, denetim kurulu başkanlığı, disiplin kurulu başkanlığı,
ü Trabzon Dernekler Federasyonu Kurucusu ve ikinci başkanı, Denetim Kurulu Başkanlığı, Disiplin Kurulu Başkanlığı, Of - Hayrat Derneği üyesi, Trabzonspor Kongre üyeliği,
ü Trabzon'un teşvik kapsamına alınması için imza kampanyasında yer aldı.
ü Ekonomik, sosyal, kültürel konularını irdeleyen dizi konferans ve paneller düzenleme komisyon başkanlığı, Trabzonspor'un kongre döneminde birleştirme girişim komite üyeliği, Karadeniz Sivil toplum Örgütler Konfederasyonu Kurucu Meclis Üyeliği
ü Türkiye Sivil Toplum Örgütleri Konfederasyonu kurucu meclis üyeliği
MEHMET SÜMER
Ekonomist İş Adamı
Tarih 04 Mart 2008, 21:09. Yazan mehmetsumer.
Rusya da ilkel radyoaktif çalışmaları sonucu 26 Nisan 1986 da Çernobil nükleer faciası dünyayı şok etmiştir. Trabzon dernekler federasyonu olarak, uzun yıllar ihmal edilmiş bu dehşet olay, milletimizin gündeminin baş köşesine maalesef oturması ve çok sayıda kanser vakalarının bu olaya endeksli olduğu gibi bir kuşku ve korkular içinde olunması üzerine, bizim içinde bu işin izini sürme gibi bir misyon oluşmuş, birçok arkadaşımızın da bu acıyı yaşamasından sonra, ülkemiz ve özellikle kara denizde bu süreci başlattık. Trabzon dernekler federasyonu yönetimi olarak emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Karadeniz deki kanser risk faktörleri araştırma sonuç toplantısına Trabzon Dernekler Federasyonu adına iştirak eden Mehmet SÜMER, bu dehşet olayın milletimizi özellikle Karadeniz insanımızı kuşkuya, korkuya sevk edip yaşama sevincinin kaybolmasına neden olduğunu, bu hüzünlü gündemin bir an evvel kaldırılması için gereğinin yapılması zaruri olduğunu tebliğ etmiştir. Toplumun söz konusu Çernobil kâbusunu ortadan kaldırmak devletimizin görevi olduğunu sunan Mehmet SÜMER, bu konuda federasyon olarak bizden beklenen görevleri canla başla yerine getireceğimizi kamuoyu bilmelidir. Sağlık bakanı sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ, Mehmet SÜMER den sağlığı bozan nesneler konusunda toplumu bilinçlendirmek üzerine çalışma yapmaları için söz almıştır. Mehmet Sümer de sağlık bakanından çalışmaların artarak devam ettirilmesi konusunda teyit almıştır. Mehmet SÜMER federasyonumuzun halkımızın dertleriyle dertlenmek gibi bir misyona devam edeceğini belirtmiştir. İlk kez bu denli Çernobil radyoaktif serpintisine eğilen sağlık bakanlığımıza teşekkür eden Sayın Mehmet SÜMER, kanser risk faktörlerinin aştırılması devam etmelidir demiştir.